Değerli Velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Özel Yükselen Koleji İlkokulu Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Nisan ayı “Teknoloji Kullanımı” (Güvenli İnternet Kullanımı, Teknoloji Bağımlılığı, Bilgisayar ve Telefon Oyunları)konulu temamız son zamanlarda oyunlar ve korku karakterleri ile ilgili yaşanan sorunlar nedeniyle Mart ayında rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde etkinlik ve sunum şeklinde işlenmiştir. Bu konu ile ilgili siz değerli velilerimize de evde dikkat etmeniz gereken konulara bu yazıda yer verilmiştir.

Günümüz çocukları, bilgisayar-telefon oyunları ve internette zaman geçirmeye isteklidirler. İnternetin faydaları olduğu kadar birçok zararları da vardır. İnternet ve sanal oyunlar belirli saatlerde ve denetimli bir şekilde kullanılırsa; çocukların yaratıcı düşünmeleri desteklenir, strateji kurmalarına yardımcı olabilir, hayal gücü ve düşünce konusunda daha üretken olmayı destekleyebilir, pratik çözümler bulmaya ve takım çalışmasını öğrenmeye yardımcı olabilir ve en önemlisi internet en büyük bilgi kaynağıdır; bu nedenle çocuklar internetten araştırarak birçok şeyi öğrenebilirler. Ayrıca, bilgisayar oyunları çocukların bilişsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.

İnternet ve sanal oyunlar, denetimsiz ve yanlış bir şekilde kullanıldığı zaman faydalarından çok zararları vardır. Aileler çocukları bilgisayar oyunları oynarken ilk başta onları oyunlarda başarılı ve hızlı öğrenen çocuklar olarak algılayabilir ancak, yanlış kullanımla çocuklar artık fiziksel oyunlardan keyif almayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen, gün geçtikçe daha fazla bilgisayar oyunlarında zaman geçiren ve teknolojiye bağımlı çocuklara dönüşürler. Bu da onların sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkiler; dışarı çıkmak istemeyen, hareket etmeyen, insanlardan uzaklaşan, arkadaşlık ilişkilerinde sorun yaşayan ve şiddete meyilli biri haline gelirler. Bunun yanı sıra çocukların erken yaşta ölüm- öldürme ve şiddet içerikli görsellerle/videolarla karşılaşma riskleri vardır (Örneğin; Momo, Mavi Balina, Savaş Oyunları vb.). Bundan ötürü merhametsiz olup, öfkesini kontrol edemeyip, hayal ve gerçeği ayırt etme konusunda sorun yaşayabilirler ve başta kendisi, sonra ailesi ve yaşadığı toplum için riskli bir birey haline gelebilirler. Ayrıca, sürekli teknolojiye maruz kalan çocukların, eğitim hayatında dikkat, öğrenme ve okula adapte olma konularında sorun yaşadıklarının daha yaygın olduğu bulunmuştur. Buna ek olarak, internet ve sanal oyunları denetimsiz olarak kullanan çocukların erken yaşta cinsel içerikli görüntülere maruz kalma ihtimali yüksek olup; ruh ve beden sağlığı konusunda sorun yaşayabilme riskleri vardır.

 

Teknoloji bağımlılığının belirtileri;

            Birçok çocuk bilgisayarda oyun oynar. Bağımlı çocukların durumu ise farklıdır. Eğer çocuğunuz;

  • Bilgisayar karşısında vaktinin çoğunu geçiriyorsa, oturduğunda uzun süreli kalıyorsa,
  • Gerçek hayattaki oyunları oynamıyor ve sevdiği başka etkinlikleri yapmıyorsa,
  • Bilgisayar ile vakit geçirmediği zaman sıkılıyor ve huzursuz oluyorsa,
  • Ödev yapması ve ders çalışması gereken zamanı bilgisayarla geçiriyorsa,
  • Bilgisayarı sosyal faaliyetlerine ve arkadaşlarına tercih ediyorsa,
  • Öğretmenleri de çocuğunuzla ilgili farklılıklar gözlemlemişlerse bağımlılıktan şüphelenebilirsiniz.

Yukarıdaki durumları çocuğunuzda gözlemliyorsanız uzman bir kişiden destek alarak çocuğunuzun ruh sağlığı için adım atmanız gerekmektedir.

 

Çocuklarınızın doğru ve güvenli bir şekilde teknoloji ve internet kullanabilmeleri için ebeveyn olarak yapabilecekleriniz;

  • Çocuğunuza gerçek hayatta koyduğunuz kurallar gibi sanal ortamda da internet kullanım kuralları koymak önemlidir. Çocuğunuzla bilinçli ve güvenli internet kullanımı kuralları konusunda konuşunuz. Bu kuralların neler olduğunu anlaşılır bir şekilde açıklayınız. Bu kurallar; teknoloji kullanım saatleri (hafta içi yarım saat, hafta sonu 1 saat gibi), ailenin yanında olmadığı zamanlarda bilgisayarı kullanmamaları olabilir.
  • İnternetin bağımlılık yapan bir özelliği olduğu için çocuğunuzun sosyal ilişkilerde sorun yaşamaması adına onu farklı etkinliklere, yeni sosyal ortamlara girebilmeye ve fiziksel oyunlar oynamaya (parka gitmek, müzeye gitmek, spor aktivitelerine katılmak, müzik kurslarına gitmek, bitki yetiştirmek, kitap okumak vb.) yönlendirebilirsiniz. Ona, internet alanı dışında kendisi için oyun, spor, sanat alanlarında bir yaşam alanı yaratmasında ve kendisini keşfetmesinde yardımcı olunuz.
    • İnternete girilen bilgisayarın herhangi bir bireyin odasında değil; evinizin ortak kullanım alanı içinde olmasına özen gösteriniz.
    • İnternete mümkünse çocuğunuzla birlikte giriniz. Eğer bu durum sizin için mümkün değilse, sadece sizin ve okul öğretmenlerinin onayladığı siteleri ziyaret etmesini sağlayabilirsiniz.
    • TV, telefon, tablet vb. kullanımı konusunda çocuklar anne-babalarını model alırlar. Sizin teknoloji kullanımınız çocuğunuzun teknolojiye yönelik tutum ve davranışlarını doğrudan etkileyecektir, bu yüzden çocuğunuzun yanında teknoloji ile geçirdiğiniz süreyi azaltmanız faydalı olacaktır.
    • Çocuğunuzun internet kullanımını sık sık denetleyiniz. Hangi sitelere girdiği, hangi oyunları oynadığı ve hangi videoları izlediği konusunda fikir sahibi olunuz.
    • Çocuğunuzun, bir sitede yer alan oyunlara, aktivitelere, yarışmalara katılmadan önce bunların yaşına uygun olup olmadığı konusunda mutlaka size ve öğretmenine danışması gerektiğini belirtiniz.
    • Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarından uzak durmasını ve herhangi bir paylaşımda bulunmamasına dikkat ediniz.
    •  Bilgisayarı, amacı dahilinde kullanabilmek için teknik önlemler alabilirsiniz. Örneğin, Web Sitelerini ve YouTube’u denetlemek ve kısıtlamak için aşağıdaki önerileri dikkate alabilirsiniz;
      • Abone olduğunuz internet şirketleri (Türktelekom, Turkcell, TTNET vb.) ile iletişim kurarak evde güvenli internet ve aile kullanımını nasıl aktif hale getirebileceğinizi araştırınız.
      • Google Aile Güvenliği Merkezi: İnternet ortamında ailenizin güvenliğini sağlamanıza yardımcı olacak ipuçları ve öneriler içerir. https://safety.google/families/
      • Web içeriklerini engelleme: iOS, Web sitesi içeriklerini otomatik şekilde filtreleyerek Safari'de ve aygıtınızdaki uygulamalarda yetişkin içeriklerine erişimi sınırlayabilir. Ayrıca belirli Web sitelerini, onaylananlar veya engellenenler listesine ekleyebilir ya da erişimi yalnızca onaylanan Web siteleri ile sınırlayabilirsiniz. Şu adımları izleyin:
        • Ayarlar > Ekran Süresi'ne gidin. İçerik ve Gizlilik Sınırlamaları'na dokunun ve Ekran Süresi parolanızı girin. İçerik Sınırlama'ya ve sonra Web İçeriği'ne dokunun. Sınırsız Erişim, Yetişkin Web Sitelerini Sınırla ve Yalnızca İzin Verilen Web Siteleri seçeneklerinden birini belirleyin. İzin verdiğiniz erişim türüne bağlı olarak, sınırlamak istediğiniz Web sitesi gibi bilgileri eklemeniz gerekebilir.
    • YouTube Kullanımı:
      • Gizlilik ve güvenlik ayarları: YouTube, kullanıcıların sitedeki deneyimlerini yönetmesine yardımcı olan çeşitli araçlara ve ayarlara sahiptir. Çocuklarınızın kullanabileceği kaynaklar hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen gizlilik ve güvenlik ayarları sayfasını ziyaret edin.
      • YouTube Kids uygulamasını kullanın: Eğer YouTube’u bir mobil cihaz üzerinden kullanıyorsanız YouTube’un sunmuş olduğu “YouTube Kids” isimli uygulamayı kullanabilirsiniz. Bu uygulama arama özelliğini devre dışı bırakma, ayarlar kısmını şifreyle koruma, istemediğiniz video ve kanalları engelleme gibi olanaklar sunuyor. Detaylı bilgiyi https://kids.youtube.com/ adresinde bulabilirsiniz.
      • Bir YouTube (Google) hesabı oluşturmak:YouTube’da bazı ayarlarla koruma seviyesini arttırmak mümkün, ancak önce bir hesap oluşturmanız gerekmektedir. Burada önemli nokta kendi kullandığınız hesabı kullanmamanızdır. Bunun iki sebebi var, birincisi YouTube bir Google ürünü olduğu ve YouTube’da oturum açmak Google oturumu açmak anlamına geldiğinden oturum açtığınız cihazdan maillerinize ya da Google arama geçmişiniz de dahil olmak üzere bir çok veriye erişilebilir. İkincisi ise YouTube izlenen videolara göre öneriler sunmaktadır, aynı hesabı kullanırsanız çocuğunuzun karşısına sizin izlediğiniz videolara göre öneriler çıkabilir.
      • Kısıtlı modu aktif edin:YouTube’u bilgisayardan kullanıyorsanız üye girişi yaptıktan sonra sağ üstteki ikona tıklayarak açılan menüden, uygulamadan kullanıyorsanız uygulama ayarlarından YouTube’un kısıtlı modunu etkinleştirebilirsiniz. YouTube’un da bu ekranda belirttiği gibi %100 filtreleme sağlamasa da bu filtreye takılan videoları baştan engellemiş olursunuz.
      • Autoplay özelliğini kapatın:Video izleme ekranının sağ üst köşesindeki seçenek ile kolayca kapatabilirsiniz. Bu özellik kapatılsa da video bitince YouTube’un önerilen videoları pencerede sıraladığını ve herhangi birine tıklanarak başka videolara ulaşılabileceğini unutmamanız gerekir.
      • Özel oynatma listeleri oluşturun:Autoplay özelliğini kapatmanın bir diğer alternatifi özel oynatma listelerinizi oluşturmak. Çocuğunuzun izlemesini istediğiniz ya da uygun gördüğünüz videolardan belli oynatma listeleri oluşturarak bu listeleri başlatırsanız sıradaki video olarak sizin listenizdeki bir diğer video oynayacaktır. Belli bir yaşın altında, kendisi bilinçli olarak videolar arasında geçiş yapamayacak çocuklar için en uygun önlemlerden bir tanesi bu olarak görülmektedir.
      • Tarayıcı geçmişini kontrol edin:Eğer mobil uygulamadan değil tarayıcıdan kullanıyorsanız tarayıcı geçmişine bakarak izlenmesi olası sakıncalı videoları tespit edebilir ve bunlarla birlikte bunları yayınlayan kanalları engelleyebilirsiniz.
      • Farklı platformları kullanın:Youtube, üye olan her kullanıcının video yükleyebildiği bir platform olması dolayısıyla izlenen videoları kontrol altında tutmak mümkün olmayabilir. Bu nedenle daha profesyonel video izleme platformlarını tercih edebilirsiniz. Çocuğunuzun YouTube'da kimlerle etkileşime geçtiğine dikkat ediniz.
      • Uygunsuz içerik:Uygunsuz olduğunu veya Topluluk Kurallarımızı ihlal edebileceğini düşündüğünüz bir video görürseniz ilgili videoyu işaretleyin.
      • Tüm bu önlemleri almanızın ardından yine de çocuğunuzun ne izlediğini mümkün olduğunca ekran başındayken kontrol etmeniz, onunla konuşurken bu konuda sorular sormanız sadece YouTube ve videolar için değil tüm internet kullanımı için büyük önem taşıyor.

 

Sanal Ortamda Korku Karakterine Karşı Önlem Alma:

Son zamanlarda, çocukların yaşlarına uygun olmayan korku karakterleri içeren, oynadıkları bilgisayar ve telefon oyunlarından, izledikleri videolardan ve korkularını tetikleyen okudukları kitaplardan dolayı, korkup ve korkuları ile baş etmek için diğer sınıf arkadaşlarıyla paylaşımlarda bulunmalarından okulumuzda etkilenen öğrencilerimiz olmuştur. Okulda bu konu ile ilgili rehberlik çalışmaları yapılmaktadır. Ancak çocukların korkuları ile baş etmeleri için sizlerin de evde yapmanız gereken bazı konular vardır.

  • Belli yaşlarda çocukların belli konulardan korkmaları doğaldır. Örneğin bu yaştaki çocukların belirsizliklerden ve hayali şeylerden korkmaları normaldir. Korkunun doğal bir duygu olduğunu ve herkesin bazı şeylerden korkabileceğini çocuklarınıza ifade etmeniz onların bu duyguyla baş etmelerini kolaylaştırıp sizlerle korkularını paylaşıp ve daha az etkilenmelerine neden olabilmektedir.
  • Çocuklarınızın korkularını azaltmak için maruz bırakma konusunda çok zorlamayın. Örneğin karanlıktan korkan bir çocuğu sürekli karanlık odada tek başına bırakmayın. Maruz bırakma aşamalı olmalıdır. Karanlıktan korkan bir çocuk için gece lambası kullanılabilir ya da başka korktuğu cisimler mümkünse ortadan kaldırılabilir.
  •  Çocuğunuzla empati kurup onu anlayabildiğinizi gösterin. Örneğin, korktuğu bir durumu sizinle paylaşıyorsa, “ bunda korkacak bir şey yok” gibi ifadeler kullanmayın, sizin de onun yaşındayken bazı şeylerden korktuğunuzu ve bunun normal olduğunu ifade etmeniz önemlidir. Korktuğu şeyler ile ilgili bilgi verin ve açıklama yapın. Örneğin, Momo, zombi vb. karakterlerden korkan bir çocuğa onların gerçek olmadığını ve sadece bir film ya da oyun karakteri olduğunu ve bu karakteri nasıl ekranda gördüğümüz ile ilgili bilgi verin.
  • Çocukların korkularını pekiştirmeyin. Karanlıktan korktuğunu söyleyen bir çocuğun yanında annesi babası yatmaya başlarsa bu korku pekiştirilmiş olup daha fazla korkmasına yol açabilirsiniz. Ayrıca, çocuklarınızla sohbet ederken tek konunuz korkular üzerine olursa sizin ilginizi çekmek için daha çok korkularından bahsetmeye başlarlar ve odak noktaları korkuları olur. Bu nedenle sadece olumsuz konulara ilgilenmekten ziyade çocuklarınızla oyun oynamanız ve kaliteli zaman geçirmeniz oldukça önemlidir.
  • Çocuğunuz bu gibi karakterleri, çizgi filmleri tanımıyorsa bunları çocuğunuza anlatmayınız; oyunların, karakterlerin isimlerini söyleyerek çocukta merak duygusu uyandırmayınız.
  • EN ÖNEMLİSİ çocukların ruh sağlığı ve olumsuz duygularla başa çıkma konusunda, izledikleri videoları, oynadıkları oyunları ve okudukları kitapların içeriğini takip edin. Bu yaştaki çocukların denetimsiz internete bağlanmamaları oldukça önemlidir. Çocuklar meraklıdır ve merak ettikleri konuları internetten araştırdıklarında yaşlarına uygun olmayan görüntülerle karşılaşıyorlar. Ayrıca korktukları şeyleri merak ettikleri için internetten bu konular ile ilgili araştırmalar yapıp daha fazla korkmalarına neden olur.

 

 

 

Kaynakça:

Sarı, İ. (2017). Sanal Şiddet ve Önlemler. NoktaE-book Publishing.

https://pedagojidernegi.com/cocuk-ve-bilgisayar-bagimliligi/

https://support.google.com/youtubekids/

http://www.guvenliweb.org.tr/sosyal-medya-rehberi/youtube

https://www.youtube.com/intl/tr/yt/about/policies/#staying-safe

https://safety.google/families/

https://support.apple.com/tr-tr/HT201304#explicit-content

 

 

 

                                                                                                                   Saygılarımızla,

                                                                                                      Yükselen Eğitim Kurumları

                                                                                                        İlkokul Rehberlik Birimi

 

Kategori Genel
3.sınıflarımızla mesleki rehberlik kapsamında kitap okuma ve değerlendirme çalışması yapıldı, çocuklarımız meslek seçiminde ve meslekte başarılı olmada nelerin önemli olduğunu öğrendiler.
Kategori Genel

Değerli Velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Mart ayı “Farklılıklara Saygı” (Empati Kurma, Bireysel Farklılıkların Farkına Varma, Farklılıkları Normalleştirme, Hoşgörü, İyi Niyet, Merhamet, Fedakârlık ve Adalet) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde etkinlik, video ve sunum şeklinde işlenmiştir.

Toplum içinde farklı ırktan, kültürden, etnik geçmişten gelen ve farklılıklarıyla var olan bireylerin bir arada uyum içerisinde yaşayabilmeleri için, çocukluktan itibaren uzlaşma kültürünün oluşturulması ve farklılıklara saygı duymanın öğrenilmesi gerekir. Çocuklar erken yaşlarda benmerkezci bir yapıya sahip oldukları için farklılıklara hoşgörüsüz yaklaşmaya daha yatkındırlar. Bu nedenle ayrımcı tutumlardan daha az etkilenmeleri ve hoşgörü ile yaklaşmaları için empati kurabilme yeteneğinin o yaşlarda kazandırılması gerekir. Çocukların empati kurma becerilerini geliştirmek için kızgınlık ve üzüntü gibi olumsuz duyguları yaşamalarının normal olduğunu anlatmalı ve baş etmelerinde yardımcı olmalıyız. Eğer bu duyguları yaşamazlarsa ya da baş etmeye çalışmazlarsa, öfkeli bir arkadaşının ne hissettiğini anlayamazlar.

Farklılıklara saygı eğitiminin amaçları arasında bireyin öncelikle kendine güvenen bir kimlik yapılandırması yer alır. Çocukların farklılıkları olan bireylere karşı önyargısız yaklaşması ve kendisini onların yerine koyarak düşünebilmesini sağlamak da bu eğitimin amaçları arasındadır. Bununla birlikte çocukların önyargılara karşı empatik bir tutum sergileyerek eleştirel düşünmesini sağlamak ve ayrımcılıklara karşı direnme becerilerini kazandırmak da farklılıklara saygı eğitiminin bir amacıdır.

Çocuğunuza farklılıklara saygı göstermesini öğretmek için önce onu eşitlik temelinde eğitmeniz gerekir. Tüm kalıplaşmış hisleri çocuğunuzun zihninden silin ve başkalarının kusurlarına karşı hoşgörülü olmayı öğretin. Çocuğunuza hepimizin aynı olduğunu, çünkü ister beyaz ister siyah olalım insan ırkına ait olduğumuzu anlatmalısınız.Cinsiyetçilikle nasıl savaşacağını ve her bireyin oynayacağı rolden bağımsız olarak kadın ve erkek cinsiyetleri arasında eşitliği savunmayı öğretin. Böylece çocuğunuza çevresindeki insanlara değer verip onları takdir etmeyi gösterin. Farklı kültürlerden veya dinlerden insanlarla nasıl arkadaşlık kuracağını göstererek veya farklı inançlara sahip birine nasıl saygı duyacağını anlatarak da bunu yapabilirsiniz. Çocuğunuz ister uzun ister kısa, derslerde ister başarılı ister başarısız, ister zayıf isterse şişman olsun; akranlarını olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmelidir.

Saygı, karşımızdakine onu düşündüğümüzü hissettirmektir. İnsanların dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun onları ayırmadan farklılıklarını kabul etmektir. Saygı, insanların arasındaki olumsuzlukları olumluya çeviren bir bağ, insanlar arasındaki en güzel iletişim kapısıdır. Kendine ve başkalarına değer vermek, çevresinden değer görmektir.

Ayrıca, daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, çocuklar birçok şeyi yetişkinleri taklit ederek, onlar gibi davranarak ve onlar gibi konuşarak öğrenir. Yani dünyaya sevdikleri, örnek aldıkları yetişkinlerin gözünden bakarlar. Bu yüzdendir ki; farklılıklara saygılı, hoşgörülü ve empati kurabilen bireyler yetiştirmek için ebeveynler, söylemlerinde ve davranışlarında onlara rol-model olmalı, onlarla olguları konuşurken, bizimkilerin dışında da başka fikirlerin, başka bakış açılarının da olduğunu vurgulamalılar.

Çocuklarınızın farklılıklara daha duyarlı olabilmeleri için ebeveyn olarak yapabilecekleriniz:

  • Farklı kültürler ve kültürel etkinlikler gibi konular üzerinde çocuğunuzu bilgilendirin. Ortak özellikler hakkında sohbet edin.
  • Günlük konuşmalarınızda, çocuklarınızın yanında ırkçı ve ayrımcı söylemlerden kaçının.
  • Onun çevresinde farklı olduğunu düşündüğü kişilerin olup olmadığını sorun ve bu konu hakkında sohbet edin.
  • Engelli bireyler için toplumsal yaşam alanlarındaki düzenlemeleri fark ettirip, bireysel olarak engelli bireylere nasıl yardım edebilecekleri konusunda sohbet edin.
  • Çeşitli dramalarla hayata farklılıkları olan bireylerin gözünden bakmalarını sağlayın. (Örneğin; gözünü bağlayıp evin içinde dolaşmak, alışkın olduğu elini kullanmadan etkinlik yapmak, konuşmadan kendini ifade etmeye çalışmak vb.).
  • Her bireyin farklı yetenekleri olduğunu ve herkesin aynı konuda başarılı olamayacağını hatırlatın.

 

                                                                                                       Saygılarımızla,

                                                                                                      Yükselen Eğitim Kurumları

                                                                                                        İlkokul Rehberlik Birimi

Kategori Genel

Değerli velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Şubat ayı “Okul Kültürü ve Sosyal Yaşam” (Okula Aidiyet, Okul ve Toplum Yaşamında Kurallar ve Sosyal Yaşam Becerileri) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından ve diğer öğretmenlerin desteği ile okulumuzun konferans salonunda tüm öğrencilerimize drama ve sunum şeklinde işlenmiştir.

Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır. Bu nedenle evde okul kültürünü destekleyecek sorular sorulabilir. Örneğin; “Sence sizin okulunuzun, diğer okullardan farkı nedir?”, “Okulda öğrencilerin mutlu olduğunu görüyorum, sence onları neler mutlu ediyor?” veya “Okulda değişmesini istediğin şeyler için, sen neler yapabilirsin?” gibi.

Ayrıca, çocuklarımızın okul ve toplum kurallarını benimsemesi için hikâye tamamlama etkinliği yapabilirsiniz. Örneğin;

“Minik tavşan, okula gitmek için mutlulukla yürürken karşılaştığı sincap: “Neden bu kadar mutlusun çok mu güzel bir yere gidiyorsun?” der. Tavşan da: “Çok güvende ve mutlu hissettiğim okuluma gidiyorum, orada onu sağlayan kurallar var” diye cevap verir. Sincap: “Hangi kurallar var?” diye sorar. Tavşan demiş ki… diye hikayeyi yarım bırakabilirsiniz. Daha sonra “Sence tavşan ne demek istemiş?” diyerek çocuğunuzun bunun üzerinde düşünmesini ve paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca, bu tür yarım bırakılmış hikâyeleri farklı konular için de uyarlayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra siz de evde aile toplantıları düzenleyerek, evinizin kurallarını hep birlikte belirleyebilirsiniz. Bu yöntem ile çocuklarımız, çeşitli sosyal alanlarda; evde, okulda, dışarıda ve çeşitli sosyal etkinliklerde kurallı yaşamanın gerektiğini daha kolaylıkla benimseyebilirler.

Saygılarımızla,

Yükselen Eğitim Kurumları

Doğukent İlkokul Rehberlik Servisi

Kategori Genel

Değerli velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Özel Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Ocak/Şubat ayı “Duyguları Tanıma ve İfade Etme” (Duygular, Jest ve Mimikler, Olumsuz Duygular ile Baş Etme, Öfke Kontrolü) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama ve sunum şeklinde işlenmiştir.

Duyguları ifade etmek, kişinin hissettiklerini tanımlayabilmesi ve dışa vurması anlamına gelir. Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren duygu, düşünce ve isteklerini ifade etme çabasındadır ve olaylar karşısında duygularını davranışlarla göstermeye çalışırlar. Çocuklara duygularının tanıtılması ve isteklerini doğru şekilde ifade etmenin öğretilmesi, onların ruh sağlığı gelişimi için önemlidir. Duyguların doğru tanınıp ifade edilmesi ve duygu/düşüncenin farkının öğrenilmesi ile birlikte, çocuklar anlaşıldıklarını fark eder ve kendilerini değerli hissederler. Ayrıca duyguları tanıma, çocukların diğer insanların da duygu ve düşüncelerini anlayabilmesine, empati kurabilmesine, özgüvenlerinin artmasına, sosyal ilişkilerinin güçlenmesine ve olumsuz duygular ile baş etme becerilerinin gelişmesine katkı sağlar.

Bu nedenle, çocukların duygularını tanıma ve ifade edebilmeleri için, yaşanan durumlarda, olaylar karşısında çocukların ne hissettiğini sormak ve bu duygu ile nasıl baş edebilecekleri konusunda yardımcı olmak önemlidir.

Çocukların duygularını tanıyıp, ifade edebilmelerine destek olmak için ebeveyn olarak yapılabilecekler:

* Çocuklarınızın yaşadıkları olay sırasında veya sonrasındaki ses tonlarına, yüz ifadelerine, sözsüz ifadelerine dikkat etmeli ve yaşadıkları duyguya ilişkin uygun geri bildirimi vermelisiniz. “Suratını asmışsın, kızgın mısın? Seni kızdıran nedir?” veya “Ne güzel gülümsüyorsun, mutlu görünüyorsun” gibi ifadeler kullanabilirsiniz.

* Çocukların duygularını tanıması için, farklı etkinlikler yapılabilir. Örneğin; “Duygu Albümü” (farklı duyguları canlandırıp, fotoğraflamak ve daha sonra bu fotoğrafları bir albüm haline getirmek), duygularını ifade edebilecekleri resimler çizdirilebilir, oyunlar oynatılabilir, drama ve canlandırmalar yaptırılabilir, kitap ya da dergilerdeki resimlere bakarak duyguları anlattırılabilir ve çocuklara kitap okurken ya da okudukları kitaplardaki karakterlerin duygusu sorulabilir.

* Duygular zorla hissettirilmez, olaylar ve durumlar karşısında doğal olarak gelişir. Bu nedenle, onlara ait duygu ve düşüncelerin olabileceği kabul edilmelidir. Örneğin; “Boş ver sinirlenme”, “Bunda korkulacak bir şey yok”, “Bak ne güzel arkadaş, onu sev, onunla oyna” gibi söylemler onlar için anlamsız olabilir.

* Günlük konuşmalarımızda “Ne hissettin?”, “Bu olay sana ne hissettirdi?” gibi sorulara; öfke, üzüntü, mutluluk, korku, şaşkınlık gibi temel duygu ifadelerine daha çok yer verilmelidir.

* Çocuğunuzu dinlerken kendinizi onun yerine koymalı, olaylara onun gözünden bakıp, duygularını anlamaya çalışmalısınız.

* Çocuğunuzun duygularını özgürce ifade etmesine olanak sağlamanız gerekir, aksi halde çocuğunuzun duygularını bastırması, öfke ve kaygı sorunlarına yol açabilir.

* Duygu ve düşüncelerini ifade etme hususunda çocuklara rol model olunmalıdır. Güzel bir haber aldığınızda mutluluğunuzu paylaşabildiğiniz gibi; yorgun, keyifsiz ya da üzgün olduğunuzda anlayabileceği şekilde basit açıklamalar yapabilirsiniz.

* Olaylar karşısında olumlu duygular yaşamaları kadar olumsuz duyguları da yaşamalarının normal olduğu anlatılmalıdır. Ağlayan bir çocuğa “ağlama” demek, üzülene “üzülme” demek onun o andaki duygusunu yok saymaktır. Bu sebeple en küçük bir olay dahi olsa o anki duygusunu önemsemek ve duygularını anladığınızı hissettirmek çok önemlidir.

Öfke kontrolü için ebeveyn olarak yapılabilecekler:

Çocuklarımıza öfkenin hem normal bir duygu olduğunu hem de kontrol edilmesi gereken bir duygu olduğunu öğretmemiz gerekir. Ayrıca, ebeveyn olarak kendiniz ya da çocuğunuz öfkelendiğinde birbirinizle çatışmaya girmemeniz önemlidir (Örneğin; Öfkeliyken, “şu an sinirliyim daha sonra bu konu ile ilgili konuşalım” diyebilirsiniz). Çocuğunuz öfkelendiğinde, bu duyguyla baş etmesi için okulda da kullandığımız “Trafik Işıkları” yöntemini hatırlatabilirsiniz. Kırmızı ışık (dur); öfkelendiğinde dur ve sakinleş (10’a kadar say, derin nefes al ve ver, elinle ağzını kapat, bulunduğun ortamdan hemen uzaklaş ve komik/güzel şeyler düşün). Sarı ışık (düşün); seni öfkelendiren durum ile ilgili ne yapman gerektiğini düşün. Yeşil ışık (davran); düşündüğün ve sana en mantıklı gelen şeyi yap. Bunun yanı sıra çocuğunuzun öfkelendiği zaman bu duyguyu dile getirmesi ve bu duyguya sebep olan durumu anlatması, aşırı tepki vermesini azaltacaktır.

 

Saygılarımızla

Yükselen Eğitim Kurumları

İlkokul Rehberlik Birimi

Kategori Genel

Değerli velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Özel Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Aralık ayı “Akran İlişkileri” (Empati, Akran Zorbalığı, Alay Etme ile Baş Etme, Kişisel Haklara Saygı) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama ve sunum şeklinde işlenmiştir. Bu temayı pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız ve aşağıdaki yazıyı dikkate almanız faydalı olacaktır.

Akran ilişkileri, çocukların sosyal gelişimi ve ruh sağlığı için önem taşımaktadır. Çocukluk döneminde çocukların akranları ile kurduğu iletişimin güçlü olması, onların gelecek hayatlarındaki ilişkilerini de etkilemektedir. Çocuklar, kendilerini ifade etmeyi duygu ve düşüncelerini doğru bir şekilde aktarmayı akran ilişkilerinde öğrenirler. İlkokul döneminde çocuk bir gruba kabul edilmek için uğraşır ve grup içinde yaşamayı öğrenir. Bir gruba ait olma, çocuğa sadece arkadaş ve eğlence sağlamakla kalmaz aynı zamanda çocuğun özgüven ve sosyal becerilerini olumlu yönde etkiler.

Akran ilişkilerinin en önemli yanı da sorun çözme becerisinin kazanılmasıdır. Çocuklar bu dönemde sorunlara kendileri çözüm üretemezlerse sorun çözme becerileri gelişmez ve ilerdeki ilişkilerinde bu beceriye sahip olamadıkları için daha büyük sorunlar yaşayabilirler. Bu durumda veliler ve öğretmenler olarak çocukların yaşadığı sorunlara karşı yaklaşımımız oldukça önemlidir. Çocuğunuz size yaşadığı bir sorunu anlattığında, sakince onu dinleyin. Sorunlara karşı kaygılanmanız ve aşırı tepki vermeniz çocukların daha fazla kaygılanmasına, sorunun daha çok büyümesine ve çocuğunuzun sorundan daha fazla etkilenmesine sebep olabilir. Ayrıca çocuklarınızın yerine çözüm bulmanız ya da tek taraflı düşünmeniz, onun özgüvenini zedelenmesine yol açabilir. Bu durumda bu sorunu nasıl çözmesi gerektiğini ona sormanız ve duygularını ifade etmesine imkân sağlamanız önemlidir. Örneğin, “arkadaşınla yaşadığın sorunda ne hissettin?”, “bu olumsuz duyguyu değiştirmek için neler yapabilirsin”, eğer bu sorunu okulda yaşıyorsa, “bu sorunu çözmek için okulda kimlerden yardım isteyebilirsin” gibi cümleler ile çocukların sorun çözme becerilerini geliştirebilirsiniz. Daha sonra çocuğunuzun ürettiği çözümleri uygulamasını ve sonucu ile ilgili size bilgi vermesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun yaşadığı sorunu çözemediğini fark ettiyseniz, ya da zorbalığa uğradığını düşünüyorsanız, çocuğunuza belli etmeden mutlaka okul ile iletişime geçiniz. Bunun yanı sıra bu durumda aşağıdaki bilgilerin de size faydalı olacağını düşünüyoruz.

Akran zorbalığı akran gruplarının birbirlerini olumsuz yönde etkileyerek, birbirlerine karşı sözel, fiziksel veya sosyal saldırganlık içine girecek şekilde (isim takma, vurma, dışlama, alay etme, tehdit etme vb.) sürekli ve tekrarlayıcı güç kullanmasıdır. Çocukların akran ilişkilerinin olumsuz etkilenmemesi için yetişkinler olarak zorbalık konusuna nasıl yaklaşacağımızı bilirsek, zorbalık döngüsü içinde (Zorba,-mağdur-seyirci) en az etkilenmelerini sağlayabiliriz.

Çocuğunuzun zorbaca davrandığını anlamak için ipuçları:

* Çocuğunuzun agresif bir tutumu var ise,

* Çocuğunuz diğer çocuklara sert davranıyor, onlarla dalga geçiyor ise,

* Çocuğunuz kişileri manipüle ediyor, baskı kuruyor ise,

* Çocuğunuz kolaylıkla huzursuz, öfkeli duygu durumuna geçiyor ise,

* Çocuğunuz bilgisayar önünde çok fazla zaman geçiriyor ise,

* Çocuğunuz gününü anlatırken arkadaşları hakkında lakaplar, aşağılayıcı ifadeler kullanıyor ise,

* Okuldan çocuğunuzun kendi sınıfındaki veya kendinden küçük sınıflardaki çocukları rahatsız ettiği hakkında uyarı geldi ise,

* Okuldan çocuğunuzun sosyal ilişkilerinde zarar verici bir tutum içerisinde olduğuna dair uyarı geldiyse,

çocuğunuzun okul ortamında zorbaca davranışlar sergiliyor olma ihtimali çok yüksektir.

 

Eğer çocuğunuz zorbaca davranıyor ise:

* Zorbaca davrandığını gözlemlediğiniz an onu bu olumsuz davranışı için uyarın. Örneğin; “Bu yaptığın zorbaca bir davranış ve bu şekilde arkadaşına davranman uygun değil” diyebilirsiniz.

* Çocuğunuza empati, saygı ve merhameti öğretin. Zorbaca davranan birçok çocuk empati becerisinde zayıftır. Bu davranışları sergilediğinde karşısındakinin hislerini anlamasına yardımcı olun.

* ‘Rol oynama’ yaparak çocuğunuzun zorbalığa maruz kalan kişi olmasını isteyin. Siz de zorbalık yapan kişi olun. Bir zorbalık durumunu canlandırın ve üzerinde konuşun. Kim nasıl hissetti?, daha uygun nasıl davranılmalıydı? vb.

* Zorbalık davranışlarının, istikrarlı ve belirgin yaptırımlarının olmasına önem verin.

* Çocuğunuzun tüm davranışları için sorumluluk almasına dikkat edin.

* Çocuğunuza problem çözerken daha barışçıl yöntemler izlemesi için ona destek olun. Sorunlarını daha uygun şekilde çözdüğünü gözlemlediğinizde ona hemen olumlu geri bildirim verin.

* Çocuğunuzun bir problemi nasıl çözeceğini öğrenmesinde ebeveynlerinin tutumları önemlidir. Bu nedenle, sorun çözme konusunda çocuğunuza olumlu rol model olun.

Eğer çocuğunuz zorbalığa uğruyor ise:

* Onu anlamaya çalışın. Çocuğunuzun yaşadığı sıkıntıları, durumunu açık uçlu sorular sorarak ne hissettiğini anlamaya çalışın ve empatik olun.

* Çocuğunuzu suçlamayın. Çocuğunuzun zorbalığa uğruyor olmasının sebebi onun hatalı bir davranışı değildir. Onu suçlamanız çocuğunuzun daha da kırılmasına ve yaralanmasına, zorbalık yapan akranına karşı daha da güçsüz hissetmesine neden olabilir. Çocuğunuza, onun dışında herhangi birinin de bu tür davranışlara maruz kalabileceğini bunun kişisel bir sebebi olmadığını iletin.

* Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması sosyal ilişkilerde yaşanan herhangi bir durum değildir. Çocuğunuza “Aşırı hassas davranıyorsun.” , “Arkadaşlar arasında olur böyle şeyler.” veya “Geçer” gibi ifadeler kullanmayın.

* Ebeveynleri olarak hemen harekete geçmeyin. Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması sizi öfkelendirebilir ve kaygılandırabilir. Ancak çocuğunuza ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun, birlikte çözüm arayın, bir strateji belirleyin ve ona rehberlik edin.

* Çocuğunuzun iyi olduğu ve onu mutlu eden bir alan keşfedin. Böylece çocuğunuz belli bir ortamdaki sosyal ilişkilerinde güçlük çekmesine rağmen, iyi olduğu alandaki kişiler ile olumlu ilişkiler kurabilir.

* Çocuğunuza kişisel bir saldırı olduğunu düşünmeyin. Zorbalık uygulayan çocuklar karşısındakine belli bir sebep olmadan da saldırgan davranışlarda bulunur. Zorba, kişiden çok ona saldırı sonucu en etkin tepkiyi (öfke, ağlama vb.) verebilecek kişileri seçer.

* Okul Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi ile mutlaka iletişime geçiniz.

Kaynak:

Akran Zorbalığı Etkinlik Kitabı. http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/15/10/977071/dosyalar/2015_05/14100947_akranzorbaligietkinlikkitabi.pdf

 

Yükselen Eğitim Kurumları

İlkokul Rehberlik Servisi

Kategori Genel

 

3. ve 4. sınıf öğrencilerimize yönelik "verimli ders çalışma" konulu sunumumuz okulumuz rehber öğretmenleri tarafından yapılmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Kategori Rehberlik

 

Değerli velilerimiz,
 
2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Kasım ayı “Sorumluluk Alma”(Yaşa Uygun Sorumluk Alma, Günlük Yaşam Becerilerin Desteklenmesi, Akademik Etkinlikler İle İlgili Sorumluluk Alma, Etkin Karar Verme) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama şeklinde çalışılmıştır. Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır.
 
Anne babalar olarak sorumluluk sahibi ve kendi ayakları üstünde durabilen çocuklara sahip olmak istiyoruz fakat çocukların kendi sorumluluklarını alabilmesi ve becerilerini kullanabilmesi, belirli bir yaşa geldiğinde bir anda olabilecek bir durum değildir. Çocuklara sorumluluk almayı öğretmek, çok küçük yaşlardan itibaren aşamalı olarak atılan adımlarla mümkündür.
 
Sorumluluk duygusu ile özgüven arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Çocuklara, becerilerini kullanmaları ve geliştirmeleri için olanak verilmezse, yeterlilik duygusu ve özgüven gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuklara ne kadar sorumluluk verilirse yetişkinlere olan bağımlılıkları o kadar azalır ve kendi ayaklarının üstünde durabilmeye o kadar erken başlarlar. Ev ortamında sorumluluk almasına fırsat verilmeyen çocuklar, okul yıllarında ödevlerini ve eşyalarını sıklıkla unutan, kişisel eşyalarını ve yaşadığı ortamı düzenlemekte zorlanan, karşılaştıkları sorunları kendi başlarına çözemeyen ve yetişkinlere bağımlı olan bireyler haline gelirler.
 
Sorumluluk duygusu geliştirme sürecinde önemli olan çocuğun bir işi doğru şekilde yapması değil, onun için çaba göstermesidir. Bu nedenle yeterince iyi yapmamış olsa bile gösterdiği çabanın ne kadar değerli olduğunu ona hissettirmemiz ve hatalarını nasıl düzeltebileceği konusunda yol göstermemiz onu sorumluluklarına karşı motive edecektir. Ayrıca anne baba olarak sizlerin de sorumluluklarınız olduğunu ve bunlar için çaba sarf ettiğinizi onun anlayabileceği dilde anlatmanız ve çocuğunuza model olmanız sorumluluklarının farkında olması için oldukça önemlidir.
 
Sorumluluk verilirken çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak gerekir. Bir çocuğun yapabileceklerinden fazla veya az sorumluluk vermek, onun motivasyonunu, yeterlilik duygusunu ve özgüvenini olumsuz etkiler. Çocukların belirli bir yaşta gelişim düzeyleri farklılık göstermek ile birlikte; çocuğun her yaşta mutlaka alabileceği sorumluluklar vardır.  Aşağıda yaş düzeylerine göre çocukların alabileceği sorumluluklar listelenmiştir. Listeye uygun olarak, çocuğunuza hangi sorumlulukları verdiğinizi kontrol edip, yaşına uygun sorumlulukları vermediğinizi fark ettiyseniz, tüm sorumlulukları bir arada değil de aşamalı olarak kazandırmaya çalışmanız uygun olacaktır.
 
Çocukların 2 ve 4 yaş arası alabilecekleri sorumluluklar:
 
Sofrada tek başına yemeğini yemek,
Tek başına uyumak,
El – yüz temizliğini yapabilmek,
Dişlerini fırçalamak,
Yardımla giyinmek ve soyunmak,
Kirli kıyafetlerini sepete atmak,
Kıyafet seçimi, hazırlanacak yemek, gezmeye gidilecek yer gibi konularda karar sürecine katılmak,
Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek,
Oyuncaklarını toplamak,
Oyuncaklarını korumak,
Kitap, dergi ve gazeteleri yerine kaldırmak,
Anne babaların basit getir götür işlerini yapmak,
Yemek masasına peçete ve kırılmayacak malzemeleri koymak,
Televizyon, radyo gibi basit elektronik aletleri açıp kapamak
Alışveriş dönüşü malzemeleri dolaba yerleştirilmesine yardım etmek.
 
Çocukların 5 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
Eşyalarına iyi bakmak,
Temiz kıyafetlerini çekmeceye ya da dolaba yerleştirmek,
Üzerinden çıkardığı kıyafetleri katlayabilmek ve dolabına kaldırmak,
Saçlarını taramak,
Yemeğini yedikten sonra tabağını kaldırmak,
Basit yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek,
Oyuncaklarını toplamak.
 
Çocukların 6 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
Tek başına giyinip soyunmak,
Sofranın hazırlanmasına ve toplanmasına yardım etmek,
Yanlışlıkla döktüklerini toplamak,
Evin toplanmasına yardım etmek,
Çiçekleri sulamak,
Sebzeleri yıkamak,
Kendi ayakkabılarını bağlamak,
Kendi ayakkabılarının temizliğini yapmak,
Evden çıkarken muslukları ve ışıkları kontrol etmek, açıksa kapatmak
Evcil hayvanları beslemek.
 
Çocukların 7 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
Çantasını hazırlamak,
Ödevlerini yapmak,
Kitaplarını korumak,
Televizyon izleme saatine uymak,
Alışverişe yardım etmek,
Harçlığını bağımsızca kullanmak,
Kim olduğunu sorarak sokak kapısını açmak,
Hava durumuna ve gidilecek yere uygun olarak giyeceklerini seçmek,
Gerekli durumlarda evdeki telefonu kullanmak,
Balkonu, kapının önünü …vb. yerleri sulamak ve süpürmek.
 
Çocukların 8 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
Sabahları çalar saatiyle kendi başına kalkmak,
Hatırlatmadan öz bakımını yapmak,
Yardım almadan banyo yapmak,
Yardım almadan kurulanmak,
Odasını toplamak,
Odasını, dolabını, yatağını ve çalışma masasını düzenli tutmak,
Okuldan gelen mesajları anne babasına iletmek,
Dersleriyle ilgili sorumlulukları almak, kimseye söylemeden derslerini düzenli bir şekilde yapmak,
Kendi kıyafet alışverişinde anne babasına yardımcı olmak.
 
Çocukların 9 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
İlgilerini belirleyip zamanını planlamak ve günlük programlar yapabilmek,
Ev dışı yakın yerlere gidip gelmek,
Evdeki bazı tamir işlerine yardımcı olmak,
Kendinden küçük kardeşinin yıkanmasına yardımcı olmak,
Kendinden küçük kardeşinin beslenmesine yardımcı olmak,
Arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurmak,
Alışveriş yapmak.
 
Çocukların 10 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
 
Kendi yatak çarşaflarını değiştirmek,
Listedeki malzemeleri çarşıdan almak,
Kendi randevularını takip etmek (diş hekimi, spor antrenmanı veya dil kursu)
Okumak istediği kitapları almak,
Basit yaralanmalarla başa çıkmak,
Arkadaşlarını evde ağırlamak,
Doğum günleri ve özel günleri planlamak ve kutlamak,
Kimse söylemeden belli görevleri yerine getirmek,
Komşulara yardımcı olmak.                                                                                 
 
 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    Yükselen Eğitim Kurumları
 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        İlkokul Rehberlik Servisi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Kategori Rehberlik

Değerli velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Kasım ayı “Sorumluluk Alma(Yaşa Uygun Sorumluk Alma, Günlük Yaşam Becerilerin Desteklenmesi, Akademik Etkinlikler İle İlgili Sorumluluk Alma, Etkin Karar Verme) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama şeklinde çalışılmıştır. Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır.

Anne babalar olarak sorumluluk sahibi ve kendi ayakları üstünde durabilen çocuklara sahip olmak istiyoruz fakat çocukların kendi sorumluluklarını alabilmesi ve becerilerini kullanabilmesi, belirli bir yaşa geldiğinde bir anda olabilecek bir durum değildir. Çocuklara sorumluluk almayı öğretmek, çok küçük yaşlardan itibaren aşamalı olarak atılan adımlarla mümkündür.

Sorumluluk duygusu ile özgüven arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Çocuklara, becerilerini kullanmaları ve geliştirmeleri için olanak verilmezse, yeterlilik duygusu ve özgüven gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuklara ne kadar sorumluluk verilirse yetişkinlere olan bağımlılıkları o kadar azalır ve kendi ayaklarının üstünde durabilmeye o kadar erken başlarlar. Ev ortamında sorumluluk almasına fırsat verilmeyen çocuklar, okul yıllarında ödevlerini ve eşyalarını sıklıkla unutan, kişisel eşyalarını ve yaşadığı ortamı düzenlemekte zorlanan, karşılaştıkları sorunları kendi başlarına çözemeyen ve yetişkinlere bağımlı olan bireyler haline gelirler.

Sorumluluk duygusu geliştirme sürecinde önemli olan çocuğun bir işi doğru şekilde yapması değil, onun için çaba göstermesidir. Bu nedenle yeterince iyi yapmamış olsa bile gösterdiği çabanın ne kadar değerli olduğunu ona hissettirmemiz ve hatalarını nasıl düzeltebileceği konusunda yol göstermemiz onu sorumluluklarına karşı motive edecektir. Ayrıca anne baba olarak sizlerin de sorumluluklarınız olduğunu ve bunlar için çaba sarf ettiğinizi onun anlayabileceği dilde anlatmanız ve çocuğunuza model olmanız sorumluluklarının farkında olması için oldukça önemlidir.

Sorumluluk verilirken çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak gerekir. Bir çocuğun yapabileceklerinden fazla veya az sorumluluk vermek, onun motivasyonunu, yeterlilik duygusunu ve özgüvenini olumsuz etkiler. Çocukların belirli bir yaşta gelişim düzeyleri farklılık göstermek ile birlikte; çocuğun her yaşta mutlaka alabileceği sorumluluklar vardır.  Aşağıda yaş düzeylerine göre çocukların alabileceği sorumluluklar listelenmiştir. Listeye uygun olarak, çocuğunuza hangi sorumlulukları verdiğinizi kontrol edip, yaşına uygun sorumlulukları vermediğinizi fark ettiyseniz, tüm sorumlulukları bir arada değil de aşamalı olarak kazandırmaya çalışmanız uygun olacaktır.

Çocukların 2 ve 4 yaş arası alabilecekleri sorumluluklar:

  • Sofrada tek başına yemeğini yemek,
  • Tek başına uyumak,
  • El – yüz temizliğini yapabilmek,
  • Dişlerini fırçalamak,
  • Yardımla giyinmek ve soyunmak,
  • Kirli kıyafetlerini sepete atmak,
  • Kıyafet seçimi, hazırlanacak yemek, gezmeye gidilecek yer gibi konularda karar sürecine katılmak,
  • Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek,
  • Oyuncaklarını toplamak,
  • Oyuncaklarını korumak,
  • Kitap, dergi ve gazeteleri yerine kaldırmak,
  • Anne babaların basit getir götür işlerini yapmak,
  • Yemek masasına peçete ve kırılmayacak malzemeleri koymak,
  • Televizyon, radyo gibi basit elektronik aletleri açıp kapamak
  • Alışveriş dönüşü malzemeleri dolaba yerleştirilmesine yardım etmek.

Çocukların 5 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • Eşyalarına iyi bakmak,
  • Temiz kıyafetlerini çekmeceye ya da dolaba yerleştirmek,
  • Üzerinden çıkardığı kıyafetleri katlayabilmek ve dolabına kaldırmak,
  • Saçlarını taramak,
  • Yemeğini yedikten sonra tabağını kaldırmak,
  • Basit yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek,
  • Oyuncaklarını toplamak.

Çocukların 6 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • Tek başına giyinip soyunmak,
  • Sofranın hazırlanmasına ve toplanmasına yardım etmek,
  • Yanlışlıkla döktüklerini toplamak,
  • Evin toplanmasına yardım etmek,
  • Çiçekleri sulamak,
  • Sebzeleri yıkamak,
  • Kendi ayakkabılarını bağlamak,
  • Kendi ayakkabılarının temizliğini yapmak,
  • Evden çıkarken muslukları ve ışıkları kontrol etmek, açıksa kapatmak
  • Evcil hayvanları beslemek.

Çocukların 7 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • Çantasını hazırlamak,
  • Ödevlerini yapmak,
  • Kitaplarını korumak,
  • Televizyon izleme saatine uymak,
  • Alışverişe yardım etmek,
  • Harçlığını bağımsızca kullanmak,
  • Kim olduğunu sorarak sokak kapısını açmak,
  • Hava durumuna ve gidilecek yere uygun olarak giyeceklerini seçmek,
  • Gerekli durumlarda evdeki telefonu kullanmak,
  • Balkonu, kapının önünü …vb. yerleri sulamak ve süpürmek.

Çocukların 8 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • Sabahları çalar saatiyle kendi başına kalkmak,
  • Hatırlatmadan öz bakımını yapmak,
  • Yardım almadan banyo yapmak,
  • Yardım almadan kurulanmak,
  • Odasını toplamak,
  • Odasını, dolabını, yatağını ve çalışma masasını düzenli tutmak,
  • Okuldan gelen mesajları anne babasına iletmek,
  • Dersleriyle ilgili sorumlulukları almak, kimseye söylemeden derslerini düzenli bir şekilde yapmak,
  • Kendi kıyafet alışverişinde anne babasına yardımcı olmak.

Çocukların 9 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • İlgilerini belirleyip zamanını planlamak ve günlük programlar yapabilmek,
  • Ev dışı yakın yerlere gidip gelmek,
  • Evdeki bazı tamir işlerine yardımcı olmak,
  • Kendinden küçük kardeşinin yıkanmasına yardımcı olmak,
  • Kendinden küçük kardeşinin beslenmesine yardımcı olmak,
  • Arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurmak,
  • Alışveriş yapmak.

Çocukların 10 yaşında alabilecekleri sorumluluklar

  • Kendi yatak çarşaflarını değiştirmek,
  • Listedeki malzemeleri çarşıdan almak,
  • Kendi randevularını takip etmek (diş hekimi, spor antrenmanı veya dil kursu)
  • Okumak istediği kitapları almak,
  • Basit yaralanmalarla başa çıkmak,
  • Arkadaşlarını evde ağırlamak,
  • Doğum günleri ve özel günleri planlamak ve kutlamak,
  • Kimse söylemeden belli görevleri yerine getirmek,
  • Komşulara yardımcı olmak.                                                                                 

 

                                                                                                                         Yükselen Eğitim Kurumları

                                                                                                                          İlkokul Rehberlik Servisi

 

Kategori Genel

Değerli Velilerimiz,

2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Kasım ayı temalarımızdan “Verimli Ders Çalışma Teknikleri” (Derse Katılım, Zamanı Etkin Kullanma, Çalışma Ortamının Ayarlanması, Çalışma Planı Hazırlama ve Sınav Zamanında Dikkat Edilmesi Gerekenler), rehber öğretmenler tarafından 3. ve 4. sınıf düzeylerinde sunum şeklinde işlenmiştir. Bu eğitimi pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konu üzerinde durmanız faydalı olacaktır.

Çocuğunuza nasıl çalışması değil, neden çalışması gerektiği konusunda bilgi verin, çünkü çalışmak için bir sebebi ve gelecekte kendisinin nereye varacağı ile ilgili bir hedefi olmayan öğrencinin, ders çalışması çok güç olacaktır. Öğrenmede iyi sonuç almanın yolu, çok çalışmak değil etkin ve yeterli çalışmaktır.  Öncelikle bir hedef doğrultusunda yola çıkılmalıdır, bu nedenle çocuğunuzla birlikte onun fikirlerini alarak düzenli ders çalışmasını sağlamak için planlı bir çalışma programı oluşturabilirsiniz.

Evde en büyük zorluğu ödeve veya ders çalışmaya başlarken yaşayabilirsiniz. Bu zorluğu kolaylaştırmak için çocuğunuzun okuldan, sizin de işten eve dönüş saatinizle uyumlu bir ders çalışma programıhazırlamanız hem çocuğunuzu daha kolay kontrol etmenizi sağlayacaktır hem de ona yardımcı olmanız açısından sizi rahatlatacaktır. Ayrıca ders çalışmaya veya ödev yapmaya başlarken öğrencinin sevdiği dersten başlaması, onun daha istekli hale gelmesi için yararlı olacaktır.

Program hazırlarken öncelikle, o gün gördüğü dersin konu tekrarı ve okuması, ödevlerinin tamamlanması ve bir gün sonra yapılacak olan derse ön hazırlıklı gitmesi, programın içeriğinde olmalıdır. Böylece çocuğunuzun zamanı etkin bir şekilde kullanmasını ve hangi derse nasıl başlayacağı konusunda netlik kazanmasını sağlamış olacaksınız. Hangi derse ne kadar süre ayırması gerektiği konusunda kafa karışıklığının olmaması için; çok uzun saatler çalışmaktansa, günlük olarak düzenli saatlerde çalışmak verimi arttıracaktır. Bir dersin tamamını birden çalışmak yerine, konulara bölerek ilerlemek daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. Farklı derslerin arka arkaya çalışılması çocuğunuzun dersten sıkılma olasılığını en aza indirecektir.  Ayrıca programda molalara ve serbest zamana yer verilmesi, çocuğunuzun ne zaman dinlenip ne zaman çalışacağına karar vermesi karışıklığını da ortadan kaldıracaktır. Bu düzenli çalışma sayesinde güven ve motivasyon da beraberinde gelecektir. Uzmanların önerdiği çalışma saatleri 40 dakika ders ve 10 dakika dinlenme bir çalışma programı için uygundur. Ara verildiğinde 10 dakika dinlenmede çocuğunuzun nelerle ilgilenmesi, nelerden uzak durması gerektiği de belirlenmelidir. Örneğin aralarda çocukların TV izlemeleri veya bilgisayar oyunu oynamaları dikkatlerini dağıttığı için uygun değildir.

Çocukların çalışma yeri ve zamanının belli olması ders çalışmalarını daha verimli kılacaktır. Örneğin, çalışma yerlerinin sıklıkla değiştirilmesi dikkatleri dış etkenler nedeniyle dağılmasına yol açabilir.  Evinizde uygun bir çalışma ortamı, masa ve sandalye olmasına özen gösteriniz. 

Evde çalışma ortamına yönelik yapılabilecek düzenlemeler;

·         Çalışma odasının ısısı ne sıcak ne soğuk olmalı,

·         Oda düzenli aralıklarla havalandırılmalı,

·         Ders çalışma ortamında dikkat dağıtıcı resimler veya afişler olmamalı,

·         Çalışma masası öğrencinin boyuna göre ayarlanmalı ve ders çalışma dışında kullanılmamalı,

·         Ders çalışırken müzik, TV gibi dikkat dağıtıcı uyarıcılar kullanılmamalı,

·         Çalışmaya başlamadan önce tüm ders araç-gereçleri hazır bulunmalı.

Çocuğunuzun ödevini yapması için veya ders çalışması için sürekli yönlendirmekten ve ödevlerini birlikte yapmaktansa, ders çalışmanın veya ödev yapmanın öğrencinin sorumluluklarından biri olduğunu ona hissettirin. Ancak çocuğunuz ödevlerini yalnız yapmak konusunda çok direniyorsa, ilk 5 dakika yanında olun, dikkatini ödevine vermesinde, kendisinden isteneni anlamasında ona yardımcı olun, ödev ile ilgili size yöneltilen soruları cevaplayın fakat onunla aynı masaya oturup ödevini yapmayın, ona gerekli desteği verdikten sonra onu yalnız bırakın.

Derse başladığında bu davranışını motive edici birkaç cümle kurmak ve düzenli bir ödev saati oluşturmak bu davranışın edinilmesinde faydalı olacaktır. Rutinle yapılan işler alışkanlığa daha kolay dönüşecektir, çocuğunuz da kendini ödev saatine göre düzenlemeyi öğrenecektir.

 Ebeveyn olarak çocuklarınızın bu sorumluluğu edinmeleri için rehberlik edebilirsiniz. Ödev ve ders çalışma sorumluluğu çocuğunuzun şimdiki gelişim dönemine uygun olan, edinmesi gereken en temel sorumluluklarındandır. Bu temel sorumluluğu edinerek büyümesi onun diğer sorumluluklarını da yerine getirmesini kolaylaştıracak ve bunu gördükçe sorumluluk sahibi bir birey olarak yetişecektir.

                                                                                                                                                                                   Yükselen Eğitim Kurumları                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        İlkokul Rehberlik Servisi 

 

Kategori Genel
Page 1 of 2