Pazartesi, 02 Nisan 2018 11:30

MART AYI REHBERLİK TEMASI "SORUMLULUK ALMA"

Değerli velilerimiz
2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Mart ayı “Sorumluluk Alma” (Yaşa Uygun Sorumluk Alma, Günlük Yaşam Becerilerin Desteklenmesi, Akademik Etkinlikler İle İlgili Sorumluluk Alma, Etkin Karar Verme) konulu temamız, rehber öğretmenler ve diğer öğretmenler tarafından okulumuz konferans salonunda tüm öğrencilerimize drama ve sunum şeklinde işlenmiştir. Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır.
Anne babalar olarak sorumluluk sahibi ve kendi ayakları üstüne durabilen çocuklara sahip olmak istiyoruz fakat çocukların kendi sorumluluklarını alabilmesi ve becerilerini kullanabilmesi, belirli bir yaşa geldiğinde bir anda olabilecek bir durum değildir. Çocuklara sorumluluk almayı öğretmek, çok küçük yaşlardan itibaren aşamalı olarak atılan adımlarla mümkündür. 
Sorumluluk duygusu ile özgüven arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Çocuklara, becerilerini kullanmaları ve geliştirmeleri için olanak verilmezse, yeterlilik duygusu ve özgüven gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuklara ne kadar sorumluluk verilirse yetişkinlere olan bağımlılıkları o kadar azalır ve kendi ayaklarının üstünde durabilmeye o kadar erken başlarlar. Ev ortamında sorumluluk almasına fırsat verilmeyen çocuklar, okul yıllarında ödevlerini ve eşyalarını sıklıkla unutan, kişisel eşyalarını ve yaşadığı ortamı düzenlemekte zorlanan, karşılaştıkları sorunları kendi başlarına çözemeyen ve yetişkinlere bağımlı olan bireyler haline gelirler.
Sorumluluk verilirken çocukların gelişim özelliklerini dikkate almak gerekir. Bir çocuğun yapabileceklerinden fazla veya az sorumluluk vermek, onun motivasyonunu, yeterlilik duygusunu ve özgüvenini olumsuz etkiler. Çocukların belirli bir yaşta gelişim düzeyleri farklılık göstermek ile birlikte; çocuğun her yaşta mutlaka alabileceği sorumluluklar vardır.  Aşağıda yaş düzeylerine göre çocukların alabileceği sorumluluklar listelenmiştir. listeye uygun olarak, çocuğunuza hangi sorumlulukları verdiğinizi kontrol edip, yaşına uygun sorumlulukları vermediğinizi fark ettiyseniz, tüm sorumlulukları bir arada değil de aşamalı olarak kazandırmaya çalışmanız uygun olacaktır. 
Çocukların 2 ve 4 yaş arası alabilecekleri sorumluluklar:
o Sofrada tek başına yemeğini yemek, 
o Tek başına uyumak, 
o El – yüz temizliğini yapabilmek, 
o Dişlerini fırçalamak, 
o Yardımla giyinmek ve soyunmak, 
o Kirli kıyafetlerini sepete atmak, 
o Kıyafet seçimi, hazırlanacak yemek, gezmeye gidilecek yer gibi konularda karar sürecine katılmak, 
o Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek, 
o Oyuncaklarını toplamak, 
o Oyuncaklarını korumak, 
o Kitap, dergi ve gazeteleri yerine kaldırmak,
o Anne babaların basit getir götür işlerini yapmak, 
o Yemek masasına peçete ve kırılmayacak malzemeleri koymak.
Çocukların 5 yaşında alabilecekleri sorumluluklar 
o Eşyalarına iyi bakmak, 
o Temiz kıyafetlerini çekmeceye yada dolaba yerleştirmek, 
o Üzerinden çıkardığı kıyafetleri katlayabilmek ve dolabına kaldırmak, 
o Saçlarını taramak,
o Yemeğini yedikten sonra tabağını kaldırmak, 
o Basit yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek, 
o Oyuncaklarını toplamak.
Çocukların 6 yaşında alabilecekleri sorumluluklar 
o Tek başına giyinip soyunmak, 
o Sofranın hazırlanmasına ve toplanmasına yardım etmek, 
o Yanlışlıkla döktüklerini toplamak, 
o Evin toplanmasına yardım etmek, 
o Çiçekleri sulamak, 
o Sebzeleri yıkamak, 
o Kendi ayakkabılarını bağlamak,
o Evden çıkarken muslukları ve ışıkları kontrol etmek, açıksa kapatmak.
Çocukların 7 yaşında alabilecekleri sorumluluklar 
o Çantasını hazırlamak, 
o Ödevlerini yapmak, 
o Kitaplarını korumak, 
o Televizyon izleme saatine uymak, 
o Alışverişe yardım etmek,
o Harçlığını bağımsızca kullanmak,
o Kim olduğunu sorarak sokak kapısını açmak,
o Hava durumuna ve gidilecek yere uygun olarak giyeceklerini seçmek,
o Balkonu, kapının önünü …vb. yerleri sulamak ve süpürmek.
Çocukların 8 yaşında alabilecekleri sorumluluklar 
o Sabahları çalar saatiyle kendi başına kalkmak,
o Hatırlatmadan öz bakımını yapmak, 
o Yardım almadan banyo yapmak, 
o Yardım almadan kurulanmak, 
o Odasını toplamak, 
o Odasını, dolabını, yatağını ve çalışma masasını düzenli tutmak, 
o Okuldan gelen mesajları anne babasına iletmek, 
o Dersleriyle ilgili sorumlulukları almak, kimseye söylemeden derslerini düzenli bir şekilde yapmak,
o Kendi kıyafet alışverişinde anne babasına yardımcı olmak.
Çocukların 9 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
o İlgilerini belirleyip zamanını planlamak ve günlük programlar yapabilmek,
o Ev dışı yakın yerlere gidip gelmek,
o Evdeki bazı tamir işlerine yardımcı olmak,
o Kendinden küçük kardeşinin yıkanmasına yardımcı olmak,
o Kendinden küçük kardeşinin beslenmesine yardımcı olmak,
o Arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurmak,
o Alışveriş yapmak.
Çocukların 10 yaşında alabilecekleri sorumluluklar
o Kendi yatak çarşaflarını değiştirmek,
o Listedeki malzemeleri çarşıdan almak,
o Kendi randevularını takip etmek (diş hekimi, spor antrenmanı veya dil kursu)
o Okumak istediği kitapları almak,
o Basit yaralanmalarla başa çıkmak,
o Arkadaşlarını evde ağırlamak,
o Doğum günleri ve özel günleri planlamak ve kutlamak,
o Kimse söylemeden belli görevleri yerine getirmek,
o Komşulara yardımcı olmak.
 
 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         Saygılarımızla,
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 Yükselen Eğitim Kurumları
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    İlkokul Rehberlik Birimi
 

    

 

Kategori Genel
Değerli velilerimiz,

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Ocak - Şubat ayı “Farlılıklara Saygı” (Empati Kurma, Bireysel Farklılıkların Farkına Varma, Farklıkları Normalleştirme) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama, hikayeleştirme ve video sunum şeklinde işlenmiştir.

Toplum içinde, farklı ırktan, kültürden, etnik geçmişten gelen ve farklılıklarıyla var olan bireylerin bir arada uyum içerisinde yaşayabilmeleri için, çocukluktan itibaren uzlaşma kültürünün oluşturulması ve farklılıklara saygı duymanın öğrenilmesi gerekir. Çocuklar erken yaşlarda ben merkezci bir yapıya sahip oldukları için farklılıklara hoşgörüsüz yaklaşmaya daha yatkındırlar. Bu nedenle ayrımcı tutumlardan daha az etkilenmeleri ve hoşgörü ile yaklaşmaları için empati kurabilme yeteneğinin o yaşlarda kazandırılması gerekir. Çocukların empati kurma becerilerini geliştirmek için, kızgınlık, üzüntü gibi olumsuz duyguları yaşamalarının normal olduğu anlatılmalı ve baş etmelerinde yardımcı olmalıyız. Eğer bu duyguları yaşamazlarsa ya da baş etmeye çalışmazlarsa, öfkeli bir arkadaşının ne hissettiğini anlayamaz.

Ayrıca, daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, çocuklar birçok şeyi yetişkinleri taklit ederek, onlar gibi davranarak ve onlar gibi konuşarak öğrenir. Yani dünyaya sevdikleri, örnek aldıkları yetişkinlerin gözünden bakarlar. Bu yüzdendir ki; farklılıklara saygılı, hoşgörülü ve empati kurabilen bireyler yetiştirmek için; ebeveynler; söylemlerinde ve davranışlarında onlara rol-model olmalı, onlarla olguları konuşurken, bizimkilerin dışında da başka fikirlerin, başka bakış açılarının da olduğunu vurgulamalılar.

Çocukların farklılıklara daha duyarlı olabilmeleri için ebeveyn olarak yapabilecekleriniz:

  • Farklı kültürler ve kültürel etkinlikler gibi konular üzerinde çocuğunuzu bilgilendirin. Ortak özellikler hakkında sohbet edin.
  • Günlük konuşmalarınızda, çocukların yanında ırkçı ve ayrımcı söylemlerden kaçının.
  • Onun çevresinde farklı olduğunu düşündüğü kişilerin olup olmadığını sorun ve bu konu hakkında sohbet edin.
  • Engelli bireyler için toplumsal yaşam alanlarındaki düzenlemeleri fark ettirip, bireysel olarak engelli bireylere nasıl yardım edebilecekleri konusunda sohbet edin.
  • Çeşitli dramalarla hayata farklılıkları olan bireylerin gözünden bakmalarını sağlayın. (Örneğin; gözünü bağlayıp evin içinde dolaşmak, alışkın olduğu elini kullanmadan etkinlik yapmak, konuşmadan kendini ifade etmeye çalışmak vb.).
  • Her bireyin farklı yetenekleri olduğunu ve herkesin aynı konuda başarılı olamayacağını hatırlatın.
 

      

Saygılarımızla,

Yükselen Eğitim Kurumları

İlkokul Rehberlik Birimi 

    

 

Kategori Genel
Perşembe, 04 Ocak 2018 15:08

ARALIK AYI REHBERLİK TEMASI

Değerli velilerimiz,  

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Aralık ayı “Duyguları Tanıma ve İfade Etme” (Duygular,  Jest ve Mimikler, Olumsuz Duygular ile Baş Etme, Öfke Kontrolü) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama ve sunum şeklinde işlenmiştir. 

Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren duygu, düşünce ve isteklerini ifade etme çabasındalardır ve olaylar karşısında duygularını davranışlarla göstermeye çalışırlar. Çocuklara duygularının tanıtılması ve isteklerini doğru şekilde ifade etmeyi öğretilmesi, onların sağlıklı gelişimi için önemlidir. Çocuklarımızın duygularını doğru tanıyabilmeleri ve ifade edebilmeleri ile birlikte: anlaşıldıklarını fark ederler ve kendilerini değerli hissedip özgüvenleri artar; duygu ve düşüncelerini ayırt etmeye öğrenirler ve olumsuz duygularını yansıtmazlar; diğer insanların da duygu ve düşüncelerini anlayabilme yetenekleri gelişir, sosyal ilişkileri güçlenir ve olumsuz duygular ile baş etme becerileri gelişir.  

Bu nedenle, çocukların duygularını tanıma ve ifade edebilmeleri için, yaşanan durumlarda, olaylar yerine çocukların ne hissettiğini sormak ve bu duygu ile nasıl baş edebilecekleri konusunda yardımcı olmak önemlidir.  

Onlara yardımcı olabilmek için ebeveynler olarak yapabileceklerimiz: 

  • Çocukların duygularını tanıması için, farklı etkinlikler yapılabilir. Örneğin; “Duygu Albümü (farklı duyguları canlandırıp, fotoğraflamak ve daha sonra bu fotoğrafları bir albüm haline getirmek), duyguları ifade edebilecekleri resimler çizdirilebilir, oyunlar oynatılabilir, drama ve canlandırmalar yaptırılabilir, kitap ya da dergilerdeki resimlere bakarak duyguları anlattırılabilir ve çocuklara kitap okurken ya da okudukları kitaplardaki karakterlerin duygusu sorulabilir.   

  • Duygular zorla hissettirilmez, olaylar ve durumlar karşısında doğal olarak gelişir. Bu nedenle, onlara ait duygu ve düşüncelerin olabileceği kabul edilmeli. Örneğin; “Boş ver sinirlenme”, “Üzülme geçer bunlar“Bunda korkulacak bir şey yok“Bak ne güzel arkadaş, onu sev, onunla oyna” gibi söylemler onun için anlamsız olabilir. 

  • Çocuğu dinlerken kendimizi onun yerine koymalı, olaylara onun gözünden bakıp, duygularını anlamaya çalışmalı, 

  • Duygu ve düşüncelerini ifade etmek hususunda çocuklara rol model olunmalı ve evde onların duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri bir ortam hazırlanmalı. Günlük konuşmalarımızda “ Ne hissettin?, Bu olay sana ne hissettirdi?” gibi sorulara; öfke, üzüntü, mutluluk, korku gibi temel duygu ifadelerine daha çok yer verilmeli, 

  • Olaylar karşısında olumlu duygular yaşamaları kadar olumsuz duyguları da yaşamalarının normal olduğu anlatılmalı.   

Öfke kontrolünü için yapabileceklerimiz 

Çocuklarımıza öfkenin kontrol edilmesi gereken bir duygu olduğunu öğretmemiz gerekir. Bunun için hem ebeveynlerin hem de çocukların öfkeli olduğu zamanlarda çatışmaya girilmemeli. Bunun için okulda da kullandığımız “Trafik Işıkları yöntemi öğretilebilir. Kırmızı ışık (dur); öfkelendiğinde dur ve kendine sakin ol de (10’a kadar say, derin nefes al ve ver, elinle ağzını kapat, bulunduğun ortamdan hemen uzaklaş ve komik, güzel şeyler düşün), Sarı ışık (düşün); seni öfkelendiren durum ile ilgili ne yapılması gerektiğini düşün, Yeşil ışık (davran); düşündüğün ve sana en mantıklı gelen şeyi yap.  

      

Saygılarımızla,

Yükselen Eğitim Kurumları

İlkokul Rehberlik Birimi 

    

 

Kategori Genel
Pazartesi, 04 Aralık 2017 15:18

KASIM AYI TEMASI REHBERLİK ÇALIŞMASI

Değerli velilerimiz,

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Kasım ayı “Akran İlişkileri” (Empati, Akran Zorbalığı, Alay Etme ile Baş Etme, Kişisel Haklara Saygı) konulu temamız, rehber öğretmenler tarafından tüm sınıf düzeylerinde drama ve sunum şeklinde işlenmiştir.

Akran ilişkileri çocukların sosyal gelişim ve ruh sağlığı için önem taşımaktadır. Çocukların akran ilişkilerinin olumsuz etkilenmemesi için yetişkinler olarak zorbalık konusuna nasıl yaklaşacağımızı bilirsek, zorbalık döngüsü içinde (Zorba,-mağdur-seyirci) en az etkilenmelerini sağlayabiliriz. Bu nedenle aşağıdaki bilgilerin sizler için faydalı olacağını düşünüyoruz.

Çocuğunuzun zorbaca davrandığını anlamak için ipuçları:

· Çocuğunuz agresif bir tutumu var ise,

· Çocuğunuz diğer çocuklara sert davranıyor, onlarla dalga geçiyor ise

· Çocuğunuz kişileri manipüle ediyor, baskı kuruyor ise

· Çocuğunuz kolaylıkla huzursuz, öfkeli duygu durumuna geçiyor ise

· Çocuğunuz sosyal statüye ve popülerliğe aşırı önem veriyor ise

· Çocuğunuz bilgisayar önünde çok fazla zaman geçiriyor ise,

· Çocuğunuz gününü anlatırken arkadaşları hakkında lakaplar, aşağılayıcı ifadeler kullanıyor ise

· Okuldan çocuğunuzun kendi sınıfındaki veya kendinden küçük sınıflardaki çocukları rahatsız ettiği hakkında uyarı geldi ise

· Okuldan çocuğunuzun sosyal ilişkilerinde zarar verici bir tutum içerisinde olduğuna dair uyarı geldiyse,

çocuğunuz okul ortamında zorbaca davranışlar sergiliyor olma ihtimali çok yüksektir.

Eğer çocuğunuz zorbaca davranıyor ise:

· Zorbaca davrandığını gözlemlediğiniz an onu bu olumsuz davranışı için uyarın. Örneğin; “Bu yaptığın zorbaca bir davranış ve bu şekilde arkadaşına davranman uygun değil” diyebilirsiniz.

· Çocuğunuza empati, saygı ve merhameti öğretin. Zorbaca davranan bir çok çocuk empati becerisinde zayıftır. Bu davranışları sergilediğinde karşısındakinin hislerini anlamasına yardımcı olun.

· ‘Rol oynama’ yaparak çocuğunuzun zorbalığa maruz kalan kişi olmasını isteyin. Sizde zorbalık yapan kişi olun. Bir zorbalık durumunu canlandırın ve üzerinde konuşun. Kim nasıl hissetti?, daha uygun nasıl davranılmalıydı? vb.

· Zorbalık davranışlarının, istikrarlı ve belirgin yaptırımlarının olmasına önem verin.

· Çocuğunuzun tüm davranışları için sorumluluk almasına dikkat edin.

· Çocuğunuza problem çözerken daha barışçıl yöntemler izlemesi için ona destek olun. Sorunlarını daha uygun şekilde çözdüğünü gözlemlediğinizde ona hemen olumlu geri bildirim verin.

· Çocuğunuzun bir problemi nasıl çözeceğini öğrenmesinde ebeveynlerinin tutumları önemlidir. Bu yüzden, sorun çözme konusunda çocuğunuza olumlu rol model olun.

 

Eğer çocuğunuz zorbalığa uğruyor ise:

· Onu anlamaya çalışın. Çocuğunuzun yaşadığı sıkıntıları, durumunu açık uçlu sorular sorarak ne hissettiğini anlamaya çalışın ve empatik olun.

· Çocuğunuzu suçlamayın. Çocuğunuzun zorbalığa uğruyor olmasının sebebi onun hatalı bir davranışı değildir. Onu suçlamanız çocuğunuzun daha da kırılmasına ve yaralanmasına, zorbalık yapan akranına karşı daha da güçsüz hissetmesine neden olabilir. Çocuğunuza, onun dışında herhangi birinin de bu tür davranışlara maruz kalabileceğini bunun kişisel bir sebebi olmadığını iletin.

· Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması sosyal ilişkilerde yaşanan herhangi bir durum değildir. Çocuğunuza ‘’Aşırı hassas davranıyorsun.” ,’’Arkadaşlar arasında olur böyle şeyler.” veya “Geçer” gibi ifadeler kullanmayın.

· Ebeveynleri olarak hemen harekete geçmeyin. Çocuğunuzun zorbalık davranışlarına maruz kalması ebeveynleri olarak sizi öfkelendirebilir ve kaygılandırabilir. Ancak çocuğunuza ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun, birlikte çözüm arayın, bir strateji belirleyin ve ona rehberlik edin.

· Çocuğunuzun iyi olduğu ve onu mutlu eden bir alan keşfedin. Böylece çocuğunuz belli bir ortamdaki sosyal ilişkilerinde güçlük çekmesine rağmen, iyi olduğu alandaki kişiler ile olumlu ilişkiler kurabilir.

· Çocuğunuza kişisel bir saldırı olduğunu düşünmeyin. Zorbalık uygulayan çocuklar karşısındakine belli bir sebep olmadan da saldırgan davranışlarda bulunur. Zorba, kişiden çok ona saldırı sonucu en etkin tepkiyi (öfke, ağlama vb.) verebilecek kişileri seçer.

 

Kaynak:

Akran Zorbalığı Etkinlik Kitabı. http://sanliurfaram.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/63/01/205760/dosyalar/2015_02/19014052_akranzorbaligietkinlikkitabi.pdf

 

Saygılarımızla,

Yükselen Eğitim Kurumları

İlkokul Rehberlik Servisi

    

 

 

Kategori Rehberlik
Perşembe, 02 Kasım 2017 13:57

EKİM AYI TEMASI REHBERLİK ÇALIŞMASI

Değerli velilerimiz,

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Ekim ayı “Okul Kültürü ve Sosyal Yaşam” (Okula Aidiyet, Uyum Becerilerinin Artırılması, Okul ve Toplum Yaşamında Kurallar ve Sosyal Yaşam Becerileri) konulu temamız, rehber öğretmenler ve diğer öğretmen gruplarımız tarafından okulumuz konferans salonunda tüm öğrencilerimize drama ve sunum şeklinde işlenmiştir.

Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır. Bu nedenle evde okula aidiyet ve okul kültürünü destekleyecek sorular sorulabilir. Örneğin; “Sence sizin okulun, diğer okullardan farkı nedir?”, “Okulda öğrencilerin hep mutlu olduğunu görüyorum, sence onları neler mutlu ediyor?” veya “Okulda değişmesini istediğin şeyler için, sen neler yapabilirsin?” gibi.

Ayrıca, çocuklarımızın okul ve toplum kurallarını benimsemesi için hikâye tamamlama etkinliği yapabilirsiniz. Örneğin;

“Minik tavşan, okula gitmek için mutlulukla yürürken karşılaştığı sincap: “Neden bu kadar mutlusun çok mu güzel bir yere gidiyorsun?” der. Tavşan da: “Çok güvende ve mutlu hissettiğim okuluma gidiyorum, orada onu sağlayan kurallar var” diye cevap verir. Sincap: “Hangi kurallar var?” diye sorar. Tavşan demiş ki… diye hikayeyi yarım bırakabilirsiniz. Daha sonra “Sence tavşan ne demek istemiş?” diyerek çocuğunuzun bunun üzerinde düşünmesini ve paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca, bu tür yarım bırakılmış hikâyeleri farklı konular için de uyarlayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra sizde evde aile toplantıları düzenleyerek, evinizin kurallarını hep birlikte belirleyebilirsiniz. Bu yöntem ile çocuklarımız, çeşitli sosyal alanlarda; evde, okulda, dışarıda ve çeşitli sosyal etkinliklerde kurallı yaşamanın gerektiğini daha kolaylıkla benimseyebilirler.

Saygılarımızla,

Yükselen Eğitim Kurumlarıİlkokul Rehberlik Servisi

    

 

Kategori Rehberlik

Değerli Velilerimiz,

2017-2018 Eğitim yılında Yükselen Koleji Rehberlik Birimi çalışmaları kapsamında, Eylül ayı temamız olan “kişisel sınırlar” (Tuvalet eğitimi, öz bakım, bedeni tanıma ve koruma) rehber Öğretmenleri tarafından tüm sınıf düzeylerinde çalışılmıştır. Bu temaları pekiştirmek amacıyla, evde sizlerin de bu konuların üzerinde durmanız faydalı olacaktır. 

Rehberlik Servisi

Yükselen Eğitim Kurumları

 

    

 

 

 

 

Kategori Rehberlik